Doğada İlk Yardım – Yaralanmalar



Omurilik Yaralanmaları

Omurilik yaralanmalarına müdahalede ilk amaç yaralıya daha fazla zarar gelmesini önlemek için yaralının omurgasını sabitlemek olmalıdır. Bilinçsiz bir şekilde bulunan bir kazazede aksi ispat edilene kadar omuriliği yaralı kabul edilmelidir.

Omurilik Yaralanması Kontrolü:

1) Yaralanma mekanizması, aşağıdakiler gibi oluşan bir yaralanmaysa,

-Boyun 2-3 katı yüksekten düşme
-Kafa üstüne dalma yaralanmaları
-Motorlu taşıt kazaları
-Belden yukarı ateşli silah yaralanmaları

2) Bilinç düzeyi değişken olduğundan yaralı güvenilmez bir durumdaysa,

3) Yanıltıcı yaralanma; Fizik muayene tamamlandığında yaralıyı yanıltabilecek başka bir yaralanma varsa,

4) Uzuvlarda his kaybı; Kollar ve bacaklarda dolaşım duyu ve hareket kaybı varsa, 5)Ağrı/ Hassasiyet; Yaralı omurga üzerinde ağrı, uyuşukluk ve karıncalanmadan şikayet ediyorsa,

6) Boyunda hareketlilik sınırı? Yaralı boynunu hareket ettirmek istediğinde belli bir noktada kilitlenip normal hareket sınırında hareket edemiyorsa omurilik yaralanması olma riski çok yüksektir. Böyle durumlarda omurilik yaralanması varmış gibi tedavi edilmelidir.

Belirtileri:

-Hassasiyet
-His kaybı
-Güçsüzlük

Omurilik Yaralanması Bulunan Kazazedeye Müdahale

Hareket ettirilmesi gerektiğinde Vücut Kaldırma Yöntemiyle hareket ettirilmesi gerekir. Kazazedenin başını sabitleyen bir çift elle birlikte yaralının altına mümkün olduğunca fazla el yerleştirilir, vücudu bir bütün halinde omuriliğini mümkün olduğunca az oynatarak kaldırılır ve daha önceden belirlenen noktaya taşınır.

Yaralının altına mat yerleştirmeden önce yan döndürme sırasında boynun sabitlenmesi çok önemlidir. Yaralının başını tutanın komutuyla beraber kazazede bir bütün halinde döndürülür. Yaralının boynu mutlaka sabitlenmelidir. Bu iş için hazır sert boyunluklar kullanılır. Doğada SAM Splint gibi hazır ateller kullanılabilir, fazla elbiseler veya matın bir parçası yaralının boynuna göre kesilip yerine bantlanarak bir boyunluk üretilebilir. Yaralı tamamen sedyeye sabitlenene kadar boyun elle desteklenmelidir. Sedye olmadan kazazedeyi hareket ettirmeye kalkışmak büyük risk içerir ve tavsiye edilmez. Sedye ulaştırıldığında kazazede bu sedyeye, bolca destek ve bağlantı kullanılarak hareket etmeyecek şekilde sabitlenmelidir. Dizlerinin ve belinin altı, vücudunun hareket etmesine neden olacak diğer boşluklar yumuşak desteklerle doldurulur. Yaralının başı her zaman için en son bağlanmalıdır.

Dikkatli çalışın: Kalıcı omurilik yaralanmaları genelde olay yerinde uygunsuz müdahalelerden kaynaklanır.

 

Kafa Yaralanmaları

Kafatası içi basıncının artmasıyla oluşabilecek beyin yaralanması belirtileri;

Kafa yaralanmasına uğrayan bir kimse önce iyi görünüyorken, daha sonra durumu kötüleşebilir. Aşağıdaki belirti ve bulgulardan herhangi birisi görülürse yaralının bir an önce tahliye edilmesi gerekir:

1. Bilinç seviyesinde değişiklik
2. Kişilik değişiklikleri
3. Gitgide artan şiddetli baş ağrısı
4. Görme bozuklukları, (çift görme)
5. Kulaklardan veya burundan kan ve/veya omurilik sıvısı gelmesi
6. Mide bulantısı ve uzun süreli kusma
7. Göz bebeklerinin eşit büyüklükte olmaması
8. Kulakların arkasında ve gözlerin etrafında morarma
9. Nabız ve solunumun düzensizleşmesi
10. Belirgin şekilde çökük kafatası kemiği kırığı olması 11. Özellikle yüz bölgesinde derinin terli ve sıcak olması
12. Kasılmalar oluşması

Yaralı bulunduğunda ilk önce A.-B.-C. kontrolü yapılmalıdır ve sorun varsa düzeltildikten sonra fizik muayene yapılır. Kafa travması tespit edilirse hasta düz yatırılır ve gövdesi yerden 30 cm yükseltilir. Bilinç kaybı yaratmayan kafa yaralanmalarında; Kafatası derisinde meydana gelebilecek ağır kanama veya yumurta büyüklüğünde şişliğe rağmen ciddi yaralanma olmayabilir. Saçlı deride yarık varsa ama kafatası sağlamsa; kanama, bolca tamponla uygulanacak baskılı sargı ile kontrol edilmelidir. Şişliklere buz koyulabilir. Yaralı 24 saat gözetim altında tutulmalıdır.

Eğer yaralı bir an için bilincini kaybetmişse genelde endişelenecek bir durum yoktur. Yaralının bilin kaybına uğradığını hatırlayamayabileceğini unutmamak gerekir. Yaralı 24 saat gözetim altında bulundurulmalı, gece 2-3 saatte bir uyandırarak beyinde ciddi bir yaralanma olduğunu gösteren artan kafa içi basıncı belirtileri gözlenmelidir. Bu süre içinde ağrı kesici verilmez.

Birkaç dakikadan fazla süren bilinç kaybı ciddi beyin yaralanmasına işaret edebilir. Kafaya gelen şiddetli darbeler yüzünden omurilik yaralanması olabileceği düşünülerek boyun kontrol edilir ve dikkatli hareket edilir. Eğer solunum bozulur veya yavaşlarsa suni solunum yapılır. Süratle tahliye gerekecektir.

Kas İskelet Sistemi Yaralanmaları

 

BURKULMA:

Burkulma ve incinme bir eklemin kemiklerini bağlayan ve eklemin hareketindeki sağlamlığı sağlayan dokuların yaralanmasıdır. Eklem çevresinde şişlik, morarma ve ağrı oluşur. Burkulma bağın gerilmesi ve yırtılmasıdır; incinme ise kas gerilmesidir. Burkulma ve incinme ani dönme ya da gerilme gibi eklemi normal hareket sınırları dışında harekete zorlayan bir travmadan sonra meydana gelir. Bütün eklemlerde mümkün olmakla birlikte, en çok ayak bileklerinde, dizlerde ve parmaklarda meydana gelir.

Burkulma ve incinmelerin şiddeti, hafif dereceden ameliyat gerektirecek dereceye kadar olabilir. Genellikle kendi kendine tedavi yeterlidir. Yaralı bir eklem genelde 24 saat içinde yük taşımaya başlar ve 2 hafta içinde iyileşir.

Tedavi; yaralının değerlendirilmesi yapıldıktan hemen sonra soğuk tedavi ye başlanmalıdır. İlk 24-48 saat yada ağrı ve şişme durana kadar günde 3-4 sefer tekrar edilirse daha hızlı iyileşir.

1. Dinlenme; yaralanan bölge en az 30 dakika kullanılmadan dinlendirilir.

2. Soğuk kompres; bir torbaya doldurulmuş ezilmiş buz tişörte veya çoraba sarılarak yaralı bölgeye konur. Buz yoksa soğuk suya sokulur yada sıcak havalarda ıslak pamuklu örtüyle sarılabilir.

3. Elastik bandaj; iyice oturacak şekilde olmalı fakat kan dolaşımını bozmamalı.

4. Kaldırma; yaralı bölge kalp seviyesinden yukarı kaldırılmalı.

5. Soğuk tedaviden sonra eklemi kullanmaya başlamadan önce 10-15 dakika kendi kendine ısınması beklenir.

6. Şişme ve morarma durmuşsa sıcak tedaviye geçilir.

7. Isıtmak; sıcak ve nemli pamuklu örtüyle yaralı bölge sarılarak ısıtılır.

8. Egzersiz; yaralı bölgeyi kullanmaya başlamadan önce ağrı sınırında normal eklem hareketleri yaptırılır.

9. Yaralı bölgeyi hareket ettirtemiyorsa kullanılmaması önerilir. Eklem sabitlenir ve yaralı tahliye edilir.

 

KIRIKLAR;

Bir kuvvet zoruyla kemik bütünlüğünün bozulmasıdır.

Çeşitleri:
Kapalı kırık; deri bütünlüğü bozulmamıştır.
Açık kırık; deride açık yara vardır ve kemik uçları dışarı çıkmıştır.

Önemli kırık belirtileri

1. belirgin şekil bozukluğu
2. dolaşım, duyu ve hareket bozukluğu
3. şişlik, morluk
4. kırık kemiklerin birbirine sürtünme sesi
5. dayanılmaz ağrı
6. açık yara
7. hareket kısıtlılığı ve kuvvetsizlik
8. dokunmaya karşı hassasiyet

Kırık olup olmadığını kontrol ederken yavaş hareket etmek ve karşı tarafla karşılaştırmak gerekir. Açık yara varsa steril pansumanla sarılmalıdır. Kanama varsa bilinen yöntemlerle durdurulur. Ağrıyı azaltmak, damar ve sinirlere verilebilecek hasarları önlemek için atellemek gerekir. Kırık kemikte şekil bozukluğu varsa normal doğrultusuna getirilir. Bunun için hafif çekme uygulanarak düzeltilir. Bir atel malzemesi bulunur. Tespit için kullanılan baton, mat, çantanın sırt destekleri, karton, tahta,… ve benzeri malzemeler bir üst ve birde alt tarafındaki eklemleri içine alacak uzunlukta olmalıdır. Uyluk kemiği için kalça ve diz, baldır kemiği için diz ve ayak bileği, ön kol kemiği için dirsek ve el bileği eklemleri sabitlenmelidir. Atel malzemesi yerleştirilip aşağıdan yukarı doğru sarılır. Sargı sonunda atel hareket etmemeli ve kan dolaşımı engellenmemeli. Dolaşım, his, hareket testi yapılır. Kırık yerin üzerine havluya sarılı buz konabilir. Kırık bölge kalp seviyesinin üzerine kaldırılır.

Açık kırıkta; tahliye süresi uzunsa dışarıda ki kemik ucu çekme uygulanarak içeri sokulur, enfeksiyon ve oradaki damarlara verilen hasar riski göze alınır.

 

ÇIKIKLAR:

Bir eklemi oluşturan kemiklerden bir veya hepsinin birbiri üzerinde yer değiştirerek normal eklem ilişkisinin değişmesidir. Kemik uçları normal doğrultusunda değildir, eklem yanlış pozisyonda görünür. Yaralı eklemde aşırı ağrı duyar ve normal hareket sınırı kaybolur. Eğer yakında bir doktor varsa eklem bulunduğu gibi sabitlenir. Doktor uzaklardaysa, sabitlemeden önce çıkığı yerine oturtmayı denemek gerekir.

Çıkık eklemin iki tarafından tutarak kemiklerin doğrultusu boyunca çekilir. Nazikçe çekerken kemikler normal yerlerine doğru hafifçe itilir. Güç kullanmadan kasların yorulup, gevşemesi beklenir. Yaralı artan ağrıdan şikayet ederse daha ileri gidilmez. Yerine oturtulduktan sonra eklem atellenmelidir.

Yumuşak doku yaralanmaları

 

YARA BAKIMI:

Yara Bakımının İlkeleri
1) Tehlikeli kanamaların durdurulması
2) Enfeksiyonun önlenmesi
3) İyileşmeye yardımcı olması

Kan ya da diğer vücut sıvılarıyla temas etmeden önce koruyucu eldivenler giymelisiniz. Yaranın yerine, büyüklüğüne göre kanama durdurma yöntemleri kullanılarak kanama durdurulmalıdır.

 

Yara Temizliği

Enfeksiyon ciddi bir sorundur, oluşmasını önlemek için yaraya iyi bakılmalı ve temiz tutulmalıdır. Temizlik aynı zamanda iyileşmeyi hızlandırır ve yara izi kalmasını azaltır.Yüzeyel bir yaraysa sabun ve suyla yıkamak yeterli olur. Derin yaralar için basınçlı yıkama yapılmalıdır.
Basınçlı yıkama: 1 lt suya 10-20 ml periton iyot (batikon) karıştırılıp 5 dakika beklenerek bir sıvı hazırlanır. Şırıngaya çekilip yaraya dik olarak 10 cm uzaktan püskürtülür.Yara suyun akıp gitmesi için açık tutulur. Her 1 cm yara için 250 cl sıvı kullanılarak bol bol yıkanır. Batikonla yaranın etrafı uzağa doğru süpürme şeklinde silinmelidir. Eğer gözle görülür yabancı cisimler yaranın içinde kalmışsa, cımbızla dikkatlice çıkarılmalıdır. Cımbızlar kullanılmadan önce dezenfekte edilmelidir. Kanama durdurulup, yara temizlendikten sonra antibiyotik krem (Basitacintine , Polymin B Sulfat) sürülür ve yara kapatılır. Tercihen günde 3-4 kez tekrarlanır.
Delici yaralanmalarda (bıçak,şiş,vahşi hayvan… olabilir) yara yüzeyi ve derinliği görünüşte küçüktür fakat içeriye doğru aslında derindir. 20 cm lik bir yara 4-5 cm kadar görülür. Derinlik ne kadar olduğu belli olmadığından basınçlı yıkama yapılmaz, enfeksiyonu içeri itmeye sebep olabilir. Kanama durdurulur. Yaranın iki ucu birleştirilmez, yaranın akması sağlanır.
İç organ vücut dışına çıkmışsa içeri sokulmaz. Kurumasını önlemek için; steril suyla ıslatılmış temiz bir bezle kapatılıp, üstüne temiz kuru bir bez örtülür ve tahliye edilir. Zaman zaman açılıp nemlendirilir. Vücuttan bir parça koptuğunda mutlaka yaralıyla birlikte hastaneye götürülmelidir. Bir torbaya buz doldurulup ağzı kapatılır, kopan parça da ayrı bir torbaya konup buz torbasının üstüne bırakılır ve tekrar torbalanıp (istenilen sıcaklık 4 derece) hızla taşınır.

 

Yara Enfeksiyonu

Bütün yaraları düzenli olarak enfeksiyon belirtileri için kontrol etmek gerekir. Enfeksiyon belirtilerinden bazıları:
1. Artan ağrı, kızarıklık ve şişme,
2. Yaradan iltihap akması,
3. Derinin altında, yaranın etrafında kırmızı bir çizginin belirmesi,
4. Sistemik ateştir.

Eğer enfeksiyon belirtileri görülürse, yaranın üzeri açılıp içindekilerin akmasına izin verilir. Yarayı sıcak, hafif tuzlu ve dezenfekte bir suya sokarak açılması ve akması kolaylaştırabilir. Bir an önce bir doktora ulaştırmak gerekir.

YANIKLAR


Yanık Tedavisi:
Yanığa yapılacak ilk müdahale, ciddiyeti ne olursa olsun yanma işlemini, mümkünse ilk 30 saniye içinde durdurmaya yönelik olmalıdır.. Su dökmeden, ateşin üstü örtülerek söndürülmelidir. Yanan bölgeyi soğutmak gerekir.Yaralı kendini iyi hissedene kadar 20 dakika, yerine göre 2 saat boyunca soğuk suya daldırarak soğutulur.
Yanık bölgesindeki elbiseler ve takılar çıkarılır, fakat yapışan kısımlar varsa sökülmez.
Yanığın yada yaralının üzerine buz konulmaz.
Şişmeyi en aza indirmek için yanık bölge kalp seviyesinin üzerine kaldırılır.
Ölüm nedeni aşırı sıvı kaybı ve enfeksiyondur. Tahliye sırasında sıvı kaybını önlemek için bol su içirilir.

Derecelendirme
Yanığın derinliğine göre,
1. derece ; hafif yanık
2. derece ; su toplaması (en acı veren)
3. derece ; deri tamamen yanmıştır ve kaslara ulaşmıştır

Yanığın alanına göre,
1 avuç kadar alan vücudun yaklaşık % 1 i olarak kabul edilir.
Vücut kısımlarının alan oranları;
Kafa : %9
Kol: %9
Sırt : %18
Gövde önü: %18
Bacak : %18
Genital bölge : %1

Tehlikeli bölgeler; Kafa ve yüz
Genital bölge ( enfeksiyon riski yüksek)
Vücudun herhangi bir bölgesini çepeçevre kavrayan yanıklar.

1. derece yanıkta; soğuk kompres ve nemlendirici ( aloevera)
2. derece yanıkta ; su torbalarını patlatmadan sabun ve suyla yıkanır, kurulanıp su bazlı kremler (silverdin) sürülür. Ağrı kesici ilaç ( iloprufen içeren) verilebilir. Yara kuru gazlı bez ya da temiz bir giysi parçasıyla örtülür. Yanığı örtmek ağrıyı ve buharlaşmayla oluşacak sıvı kaybını azaltır.

Genel Yaralı Bakımı


1- Yaralıyı sıcak tutmak gerekir.
2 -Yaralı bölge kalp seviyesinin üzerine kaldırılır.
3 -Yaralının içebildiği kadar sıvı içmesi sağlanmalıdır.

Doğada İlk Yardım - Yaralanmalar